Yatak odası mahremiyetin yaşandığı bir mekan. Burada arzularınıza asla gem vurmayın. Sevişmeyi uzatmak mı istiyorsunuz, eşinizin anlık ve sabırsız sevişmelerinden şikayetçi misiniz? Bütün bunları özel sohbetlerinizde mutlaka konuşun. Unutmayın, seks yaşamın önemli bir parçası ve bunu çiftler ancak birlikte anlamlı hale getirebilirler.
Gittikçe cinselliÄŸin daha az yaÅŸandığı bir hayata doÄŸru gidiyoruz. İş yaÅŸamı, ekonomik sorunlar, stresler, hayat kaygıları cinselliÄŸi daha alt sıralara itiyor.. Yatakta, “tak fiÅŸi bitir iÅŸi” yöntemiyle kısa anlara sığdırılıyor seviÅŸmeler. Erkek, orgazmını yaşıyor. Kadın ise orgazm taklidi yapıp çekiliyor kenara. Oysa cinsellik, insan yaÅŸamında çok önemli bir yere sahip. Beraberliklerde çiftler, birbirlerine ait olma duygularını cinsellikle birlikte pekiÅŸtiriyorlar. Sadece bu da deÄŸil, doyumlu bir seks hayatı, insanı her alanda motive ediyor, pozitif etkiler yaratıyor.
Bakın, bir kadın bu duygularını nasıl anlatıyor:
“Mükemmel bir seks hayatım var. EÅŸim son derece anlayışlı. Kesinlikle sınırlarımız yok. Canımız nasıl istiyorsa öyle seviÅŸiyoruz ve mümkün olduÄŸunca kalıplardan kurtulmaya çalışıyoruz. ‘Yatak odası’ diye bir takıntımız yok. Evin her yerini aÅŸk köşesi haline getirebiliyoruz istersek. Bu konuda kendi bildiklerimizle kalmıyor kitaplar okuyoruz. Yaklaşık üç yıldır da, “yumuÅŸak seviÅŸme” olarak biline Taocu seksle ilgileniyoruz. EÅŸim saatlerce boÅŸalmıyor. Ben de alabildiÄŸince doyuma ulaşıyorum. Bu doyum, benim iÅŸ hayatımda da çok olumlu izler bırakıyor. EÅŸim için de öyle. O da iÅŸyerinde baÅŸarılı bir yönetici. Bizim yaÅŸam biçimimiz bu.”
İşte cinsel doyum yaÅŸayan bir kadının yaÅŸama pozitif bakışı. Bu, gerçekten çok önemli. Sorunlu çiftler, bunun önemini kavrarlarsa eÄŸer, onların da baÅŸarmaması mümkün deÄŸil. Aslında, önemli olan istek. İstersek nelerin üstesinden gelmeyiz ki! Daha da önemlisi, sekse yaÅŸamda tanıdığımız yer. O, yaÅŸamda en alt sıralarda deÄŸil, hak ettiÄŸi yerde olmalı. Ne var ki, birçok kadın bu konuda tutuk. Cinsel yaÅŸamlarında “konsantre” saÄŸlayamadıklarından ve her zaman sekse hazır olamadıklarından yakınan çok kadın var.
Peki, ne zaman sekse hazır oluruz? EÅŸimiz hazır deÄŸilse ne yapmalıyız? Yatakta “görev gibi” yaÅŸanılan bir iliÅŸkiden hoÅŸlanmıyorsak eÅŸimizi nasıl deÄŸiÅŸtirebiliriz?
Seks ritüelleri
Gerçekten de cinselliğe hazır değilsek hepsi boş. Eğer biz istiyorsak ve eşimizde ya da sevgilimizde de bu isteği yaratabiliyorsak yaşanan beraberlik anlamlı olur. Erkek partnerler genellikle sekse her zaman hazırdır! Ama kadınlar niye böyle değil?
İsterseniz bir kadının, mimar C.’nin aÄŸzından bunları dinleyelim. Genç kadın sorunlarını ÅŸu cümlelerle aktarıyor:
“4 yıllık evliyim. Cinsellik benim için önemli ancak bunun için çok özel ortamlara ihtiyaç duyuyorum. Mutlaka mumlar yakılmalı yatak odamda.. Etrafta tahrik edici kokular olmalı. Ve romantik bir müzik çalınmalı o anda. Bu ortamı zaten sekse hazır olduÄŸumda yaratıyorum. Fakat kocam için bu ritüeller pek önem taşımıyor. O istekli olunca derhal beni soymaya baÅŸlıyor. Ben de onunla o an, zevk alıyorum fakat genellikle orgazma ulaÅŸamıyorum. EÅŸim seviÅŸme sonrası bunun için özür diliyor. Yeniden baÅŸlıyoruz fakat, artık benim konsantrem sona ermiÅŸ oluyor.”
İşte çarpıcı bir örnek: C. gibi birçok kadın sevişme ortamının mutlaka özel ambiyanslarla donatılmasını istiyor. Zaten cinsellik dizimizin başında da söz etmiştik, kadın-erkek farklılıklarından.
Kadınlar seksi bütün benlikleriyle yaşıyor. Ruhuyla, bedeniyle… Erkek ise o an, “fiziksel” olarak hazırsa startı verebiliyor. Orgazmını sorunsuz olarak yaşıyor. Kadın hazırlıksız yakalanmışsa, iliÅŸki sonunda o “yarım bırakılmışlık” duygusuyla baÅŸ baÅŸa kalıyor. Dolayısıyla, doyumlu bir birliktelik için önce konsantre ÅŸart.
Tabii ki erkeklerin de suçu yok. Çünkü onlara böyle öğretilmiş. Bunu anlatmak, ne yazık ki kadınlara düşüyor. İnanın, karşınızdaki erkek çağdaş biriyse, bu tür bir iletişimden rahatsız olmuyor, kendini sorgulayabiliyor, yenileyebiliyor. Sizin isteklerinizi, göz önünde bulundurabiliyor.
İsteklerin dili
İsterseniz bir gece hayal edin… Seks istiyorsunuz. Bunu sıradan deÄŸil, hoÅŸ bir tören gibi yaÅŸamayı arzuluyorsunuz. Tabii ki, sizin arzulamanızın yanı sıra eÅŸinize de bunu hissettirmeniz önemli. Kesinlikle zorlamamak gerekiyor. ErkeÄŸiniz eÄŸer yorgun deÄŸilse, bu isteÄŸe kolayca yanıt verecektir. Bunu için “sessiz” sinyaller vardır.
Eşinizin çevresinde dolaşıp seks için hazır olduğunuzu belirten bu sinyallerini göndermeniz yeterli. Bu, ancak partnerlerin anlayacağı özel bir dildir. Ve mesaj yerine derhal ulaşır.
İlk etapta dokunmakla başlayın, bu çok anlamlıdır. Bunun için masajla işe başlayabilirsiniz. Eşinize yavaş yavaş yapacağınız masaj hem onun çok hoşuna gidecektir, hem de sekse kendini hazırlayacaktır. Masajın ardından onu banyoya gönderebilirsiniz ve bu arada yatak odanızı ya da evdeki dilediğiniz bir köşeyi hazırlayabilirsiniz.
Mumlarla birlikte loÅŸ bir hava verdiÄŸiniz odaya ve egzotik kokular sıkabilirsiniz. Bu “tören” gerisini getirecek, sizi istediÄŸiniz zevkli anlara ulaÅŸtıracaktır. Bu arada, yatakta konuÅŸmak istediÄŸiniz anlarda da sakın kendinizi kısıtlamayın. Ne istiyorsanız, nasıl biçimde bir iliÅŸki talep ediyorsanız bunu ona belirtin. Çiftlerin isteklerini dillendirmemesi o kadar yanlış anlamalara yol açıyor ki… Ne yazık ki, yetiÅŸtirilme tarzından dolayı seks konusunda binlerce kadın konuÅŸmaktan çekiniyor. Oysa beden sizin bedeniniz. Onu dilinden en iyi siz anlarsınız. Bunu söyleyecek olan, partnerinizi yönlendirecek olan da sizsiniz.
Yatakta pasif misiniz?
Peki, erkek erkeğiniz sizin bu tutumunuzu eleştirirse? Ya da siz bütün bunları yapmayı çok istiyorsunuz ama onun sizi yanlış değerlendirmesi konusunda bir kaygı duyuyorsanız ne olacak? Öncelikle bu kaygıyı yok etmeniz gerekir. Bunun için de seksle ilgili sohbetlerinizi yatak odası dışında da mutlaka gerçekleştirmelisiniz.
Yani, neler istiyorsunuz? Seks sizin için nasıl bir öneme sahip? Bunları konuÅŸmaktan sakın kaçınmayın. Ki, bir çok erkek kadınların yatakta “pasif” davranmasından ÅŸikayetçi.
Bir erkek eşinden bu anlamda şöyle yakınıyor;
“EÅŸimle flört ederek evlendik. O utangaç yapıdaydı. Fakat zaman içinde bu utangaçlığını benimle birlikte yendi. İlk zamanlar seks hayatımız çok iyiydi. Fakat eÅŸim son zamanlarda daha pasif davranmaya baÅŸladı. Ben onunla farklı biçimlerde seviÅŸmek istediÄŸim anlarda tutuk davranıyor ve o ilk zamanlardaki utangaçlığını sergiliyor. Misyoner pozisyonunu genellikle tercih ediyor. Bense, yatak odamızda daha renkli anlar yaÅŸamak ve ona da yaÅŸatmak istiyorum. Fakat onun bu pasif hali beni de olumsuz etkiyor. Artık kısacık seviÅŸmeler yaşıyoruz.”
Burada tabii ki erkek haklı. Ama kadın da suçlu değil. Çünkü geleneksel anlamda kadınlara seks hep yasaklanmış. Hep o genç kızlık dönemlerimizdeki tutukluğu içimizde taşıyoruz. Bize bu öğretilmiş. Oysa evlilik hem ruh, hem de vücut birliği. Seks bu birlikteliğin bir motoru. Cinsellik iki kişi arasında yaşanan en özel an ve bu özel anlarda mahremiyet diye bir şey kalmıyor. Yatak odanız zaten bütün bunların kırıldığı bir yer. Burada özgürce, dilediğiniz gibi davranabilmelisiniz.
Ön sevişme bütün kadınların derdi
Ön sevişmeden söz açıldı mı, bütün kadınların dert yanacağını biliyoruz. Hepimizin ortak sorunu. Birçok erkek ön sevişmeyi alabildiğince kısa tutmak istiyor. (Elbette istisnaları var) Oysa bunu da önce siz talep etmelisiniz. Doğaldır, erkek yatakta baskın olmak ister. Bu içgüdüsel bir istek. Bu şekilde, iktidarı elinde tutar. Ama ipleri siz elinize alabilirsiniz. Ön sevişmeyi alabildiğince uzatıp, onu geciktirebilirsiniz.
Ve bir çok erkek de bundan hoşlanıyor aslında. Önyargıları bir kenara bırakın. Onun, aşk oyunlarınız karşısında kuzu kesilip, sizin isteklerinize değer vereceğinizden hiç kuşkunuz olmasın. Yataktaki bu oyunlar erkeği kısa sürede tahrik eder. Ama siz de ön sevişmeyi uzatmak istiyorsanız, bu oyunları dozunda bırakın. Heyecansız yavaş ve sakin olun.
Åžu var ki, birçok kadın da, “Bunu nereden öğrenmiÅŸ?” sorusuna muhatap kalmamak için aÅŸk oyunlarında çekinik davranıyorlar. Atın, bu düşünceleri. Hangi çaÄŸda yaÅŸadığımızın farkında olun. Artık televizyonlarda, gazetelerde, dergilerde bütün bunlar çarÅŸaf çarÅŸaf yazılıp, ortaya dökülüyor, tartışılıyor.
Giysilerin rolü
Uyarılardan söz etmiştik.. Bunların içinde, öpüşme ve dokunma mükemmel uyarı sağlayabiliyor. Bu eylemler, ilişkide duyumu artırır. Uzmanlara göre öpüşme şefkatin ve duygusal cinselliğin de göstergesi. Partnere duyulan güvenin en önemli işareti. Ağız yoluyla iletişim kurmak, kişileri birbirlerine daha çok motive eden bir unsur. Öte yandan, yatak öncesi giysilerinizin tarzı da, ayrı bir tahrik edici unsur.
Ama bu konuda da kalıplar var. Herkesin giysi konusundaki görüşü çok farklı. Bazı erkekler, daha örtülü bir giysiden tahrik olabiliyor. Yapılan bir araştırmada partnerlerin başlangıçta hafifçe giyinik olmalarının, daha fazla arzu hissi yarattığı vurgulanmış. Burada da kişisel özellikler dikkate alınmalı. Bir kişiye seksi gelen bir giysi tarzı, bir diğerine tuhaf gelebilir. Bu anlamda, eşinizin nelerden hoşlandığını bir şekilde öğrenebilirsiniz.
Seksi, sürprizler de renklendirir. Sevişmeye giyinik başlayıp, üzerinizdekilerini kat kat çıkarmanın keyfi de bir başkadır. Bazısı da yatağa çıplak girmekten hoşlanabilir. Sevişirken ne kadar yaratıcı olursak o kadar mükemmel ilişki yaşarız. Rutin ve alışılmış olan elbette ki heyecanlandırıcı değildir. Bu, her gün aynı çorbayı içmek gibidir. Dolayısıyla, yeni mekanları, yeni pozisyonları denemekten kesinlikle korkmamak, utanmamak gerekir. Örneğin, evde yemek hazırlarken bile aklınıza sevişmek gelebilir ve o an bu duyguyu ertelememek gerekir.

Kimseden Yorum Yok!!!